Minicik bedenler toprağa girmiş!...


Bir gül kokusuydu sesi.

Bütün bir ömürdü nefesi.

İlk gördüğümde, demiştim ki, işte bana cenneten hediye.

Gözleri, dudakları bal damlası.

Hani canımı istese öyle feda edilir, yaratanın emaneti, nasıl yapsamda sakınsam kendi gözümden bile.

Yürüdü, o yürüdü, yüreğim göklere koştu..

Bembeyaz bir pamuk oldu aklım, gitti en mavilere kondu.

Konuştu, o konuştukça benim sesim semalara kavuştu. 

Doydu, doydum.. uyudu, en güzel hayallere daldım.

Büyüttüm, gelin ettim, damat yaptım..

Süsledim püsledim, okuttum, eyledim... 

kıyamadım hiç, düştü canım parçalandı, ağladı yüreğim kor oldu, gecelerce bekledim, nefesini dinledim, onun nefesini  duymak için, kendi nefesimi tükettim.. Yaratanımın emaneti, herşeyden, herkesten çok sevdim.. sonra birgün karanlıklar bastı dünyayı, ciğerimi söküp kopardı soysuzun cellatı. Acımadı, sızlamadı, gözünü bile kırpmadı. Koparttı gül tomurcuğumu, saldı yerlere.

Beni böyle eksik böyle yarım böyle acı bıraktı, şimdi benim yüreğim dayanırmı yaşamaya, şimdi benim çiğerimin kanı dururmu.. gelip soysuzun cellatı, aldı emanetimin canını.. dayanamam, duramam, ya verin bana o cellatı, ya da gömün benide tomurcuk gülümle.. 

Minicik bedenleri toprağa girmiş, tüm emanetlerimize...

Yüreğimizin soğuyacağı günleri görmek ümidiyle.. 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Tem
27Nis

HEP SONRADAN...

01Eyl

Gün aydın mıydı gerçekten?.

04Haz

BAZEN..

17Nis

MİLENYUM