ZENGİNİMİZ BEDEL VERİR ASKERİMİZ FAKİRDENDİR


Eski bir türkü.

Bir tepkiyi anlatır bir gerçeği.

Bu toprakların gariban çocuklarını anlatır.

Askerimiz fakirden olunca, adı da memetçik olur.

Vatan borcu namus borcudur. Anadolu da bir dönem askerliğini yapmayana kız verilmez idi. Elbet işi gücü de önemliydi lakin askerliğini yapmayana iyi gözle bakılmazdı. Şimdilerin deyimi ile “yumuşakçagiller” familyasından sayılırdı.

Biraz eski zamanlara gidelim…

Osmanlı Devleti’nde mecburi askerlik hizmeti Sultan II. Mahmud zamanında getirildi. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından (1826) sonra Harbiye kuruldu (1834).   Bu askeri okuldan mezun olan subayların yanı sıra orduda mektepli olmayanların yani Alaylıların da sayısı küçümsenmeyecek kadardı. İlk defa askere alınmaya muvazzaf askerlik dendi.  Bu askerlik hizmeti altı yıldı ve ekseriya on yıla kadar uzanabiliyordu. Daha sonra 5 yıla düşürüldü. Askerlikten muaf olanların başında İstanbul ahalisi gelmekteydi.  Başka yerde otursa bile İstanbul'da doğmuş olanlar askerlikten muaftı.

Tanzimat Fermanıyla kabul edilen önemli maddelerden birsi de Müslüman olmayan tebaanın askere alınmasıydı. Mecliste Gayrimüslimlerin askere alınmaları uzun tartışmalardan sonra askerlik hizmeti yerine nakdi bedeli Islahat Fermanıyla kabul edildi. Gayrimüslim olmasına rağmen,  sahilde yerleşik olan Rumların Osmanlı donanmasında kullanılmaları kabul edildi. 

  Osmanlı da bedelli askerlik sadece Müslüman olmayanlar için değil, Müslüman olanlar için de geçerliydi.   1846’da zengin Müslüman ya yerine birini buluyor ya da 50 altın vererek muaf oluyordu. Eğer yine kurâ, yani çağrılıma olursa en yakın istediği askeri birlikte 5 ay eğitim görmek şartıyla 50 altın yine vererek muaf oluyordu. Müslüman zenginlerin ödediği altınları muvazzaflık hizmetinden kurtulmak içindi.  Haziran 1856’da bedelli askerlik vergisi resmen yürürlüğe girdiğinde, Gayrimüslimler 65 altın verip Müslümanlar gibi 5 yıl değil de 60 yıl askerlikten muaf oluyordu. Borçlarını da Müslümanlar gibi peşin değil, taksitler halinde ödüyordu.

Birinci dünya savaşında yine memetçik ön plana çıktı. Almanlar da silah biz de ise insan gücü. Çanakkale de destanlar yazan, Sarıkamış’ta telef olan yine bu toprakların gariban çocuklarıydı.

Ve gün geldi

Bu toprakların gariban çocukları Türkiye Cumhuriyetini kurdu. Yıllar sonra bazıları tarafından beğenilmeyen, haklarında türlü iftiraları dillerine sakız eden, zamanın ruhundan bihaber, isimlerinden önce gelen, gerek

Doktor,

Profesör

Veya üstat

Sıfatlarını eklemekten utanmayan,

Kimi fesli, kimi kravatlı zevat tarafından küçümsendiler.

İnsanımızı askerlikten soğutmak için, tarihi belleğini silmek için:

Türlü türlü darbelere alet ettiler.( Ki bu darbe komutasında ki zevat da aynı oyunun içerisinde görevlerini eksiksiz yerine getirmiş, halkı askerden ve askeriyeden soğutmak için her türlü pisliğe bulaşmıştır. Fazla söze gerek yok. bkz. Kenan Evren, dünyanın en zengin generali Tahsin Şahinkaya ve zart zurt)

Vicdani red dediler.

Ergenekon dediler

Balyoz dediler.

Kozmik oda dediler

Cart dediler.

Curt dediler.

Ve son olanlar. Yaklaşık bir aydan kısa bir süredir Manisa’da vatani görevini yapan askerlerimiz yedikleri yemekten dolayı zehirleniyorlar.

Valiliğin yaptığı açıklamalardan başka,

Ulusal haber kanallarında geçen alt yazıdan başka

Elde tutulur somut bir şey yok.

Bir şeyler yapılıyor olsa, daha ilk vakadan sonra durum düzelir, gereken yapılır, kusuru kabahati olanlar adli mercilere sevk edilirdi.(Bu yazı kaleme alındığı saatlerde bazı yasal işlemlerin başlatılmış olduğu haberi geldi.)

Evet, coğrafya bir kaderdir.

Ve içinde bulunduğumuz coğrafya çağlardan beri güçlü olanların yaşadığı, güçsüzlerin bir şekilde yok olduğu bir medeniyetler beşiğidir.

Ve bugün üzerinde yaşamış olduğumuz topraklar, bizlere atalarımızdan yadigârdır.

Ve bu topraklar şehitlerimizin kanı, gazilerimizin vefası sayesinde bize vatandır.

Şol topraklarda can verenler

Biri memet biri memiş…

“Yumuşakçagiller” değil…

 

 

 

 

45muyildirim@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13May

Anlayana ...

29Nis
24Ara

Mecburiyet…

05Ara

Sabunu Koydum Leğene...

01Kas