Ankara'da 1. Alevi Çalıştayı yapıldı

PAYLAŞ

ALEVİ ÇALIŞTAYI

Hz. Muhammed’den Kerbela’ya, Kerbela’dan Günümüze; Allah Muhammed Ali yolu.

ALEVİLİK MANİFESTOSU

Bugün 14 Kasım 2020. Ankara’da yaptığımız 1. Alevi Çalıştayımıza katılan, buradaki Ocak Dedelerimizi, canlarımızı, basın mensubu dostlarımızı Pandemi sebebiyle fiziksel aramızda olamayan fakat, manen ve akıllarıyla her koşulda yürekleri bizimle çarpan ve destekleriyle birlikte olduğumuz yüzlerce Ocak Dedelerimizi, beni telefonla arayan binlerce Alevi can, onların da yürekleri ve duaları aramızda. Türkiye ve dünyanın her yerinden sosyal medya aracılığıyla canlı olarak bizleri izleyen ve takip eden, buradan çıkacak sonucu merak edip dört gözle bekleyen milyonlarca canımızı en içten ve samimi duygularımla, sevgiyle, saygıyla ve aşk-ı muhabbetlerimle selamlıyorum.

Yüreklerimize hoş geldiniz.

Bugün tüm gerçeklerin konuşulduğu gün.

Bugün uyanış günü.

Bugün diriliş günü.

Bugün herkesin, biz Alevilere yaptıklarının karşılığını alacakları gün.

Bugün hesaplaşma günü.

Açık açık her şeyi söyleyeceğim.

Biz Aleviler Kerbela’dan Hz. İmam Hüseyin’den bu yana hep mazlumun, hakkın, doğrunun ve haklının yanında olduk.

Canımız pahasına haksızın, batılın ve zalimin karşısında onurluca durduk.

Eşitlik, Hak ve Adalet için mücadele verdik.

Binlerce kez haksızlığa uğradık, canlarımızı feda ettik.

Bir kez zalim olmadık ve zalime boyun eğmedik.

Hiç kimse bize mağdur mazlum edebiyatı yapmasın!

Biz Kerbela’dan bu yana zalimi de çok iyi biliyoruz mazlumu da çok iyi biliyoruz.

Büyük Selçuklu Devletini 1071’de Alpaslan’la biz kurduk.

Pir Ahmet Yesevi Ocağı’ndan, elinde kılıcı ordusuyla kalkıp gelen Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli, yeniçeriye ruhunu verip kuşak kuşatan, 3 kıtaya hükmeden, Hazar Denizi’ni, Karadeniz’i ve Akdeniz’i göl yapan cihana hükmeden Osmanlı Devleti’ni de biz kurduk. Hiç kimse bize Osmanlı hamaseti yapmasın. Yeniçerinin ruhuna ve dualarına baksınlar. O ruhta Allah’ı, Hz. Muhammed’i, Hz. Ali’yi ve Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli’yi, İslam’ın ve Kuran’ın özünü, yani yine bizi görecekler.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini yine Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli dergahında biz attık.

Malımızla, canımızla Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yine biz kurduk.

15 Temmuz 2016 yılında yaptığı Fethullah Terör Örgütü’nün yaptığı ALÇAK DARBE GİRİŞİMİNİ önleyen, yerle bir eden yine biziz.

Ömer Halis Demir’e baksınlar yine biz Alevileri görecekler.

Bizim Asil, Dedelerimizin canlarıyla, kanlarıyla kurdukları devletlerde biz Aleviler hep üvey evlat muamelesi gördük, ayrıştırıldık, ötelendik, horlandık, yok sayıldık.

Bunu asla kabul etmiyoruz.

Ve ben bir Alevi Dedesi olan Müseyif Erdoğmuş olarak bunu asla kabul etmiyorum.

Devleti kuran biz, çalışıp vergisini veren biz, cephede vatan için can veren biz.

Devleti yönetmeye gelince, eşit paylaşmaya gelince, kamuda çalışmaya gelince, devletin nimetlerinden yararlanmaya gelince biz yokuz.

Hep mağduruz, hep mazlumuz, hep kapıdayız.

Bu anlayışı, bu zihniyeti, bu çarpık ve yanlış sistemi kesinlikle reddediyorum.

Bu biz Alevilerin kaderi değil, bu bir yazgı değil.

Bunları asla kabul etmiyorum.

Bana günlük yüzlerce Alevi genci geliyor. Yine bir o kadar telefondan arıyorlar. Dedem bize bir iş, ekmek diyorlar.

Ben bu gençlerimize bir şey yapamamaktan, çare olamamaktan, feryatlarını dindirememekten yoruldum. Gözlerim ve yüreğim kan ağlıyor. Bunlara çözüm bulamayıp aciz kalmaktan yoruldum ve yeter artık.

Savaşta can verme zamanı gelince; aslanlarım, kahramanlarım oluyoruz.

Seçimlerde oy zamanı geldiğinde çantada keklik oluyoruz.

Bazı siyasi partilerin, özelikle de Atatürk’ün partisi olduklarını zanneden Atatürk ve devrimlerine en büyük ihanet eden şimdiki çapsız CHP yöneticilerinin biz Alevileri arka bahçe, çantada keklik olarak görmelerini içime asla sindiremiyorum.

Hele iş istemeye gelince, görev istemeye gelince, makam, mevki istemeye gelince, yönetmeye gelince, devlet olanaklarından yararlanmaya gelince; sen hele şöyle kenarda dur diyorlar. Bizlerin oylarıyla seçilen bu CHP yöneticileri tarafından yine biz Alevilere yapılan muamele utanç verici. Kesinlikle kabul etmiyorum.

Bu yanlış anlayış, kötü ve çürümüş zihniyet, birtakım zümrelerin çıkarları için uygulanan çarpık sistem değişmeli.

Mevcut tüm partilere; başta iktidara ve muhalefete sesleniyorum. Biz Alevilerin üzerinden siyasi ve ekonomik rant sağlamanıza, bizleri arka bahçe olarak görmenize, kandırmanıza inancımız üzerinden oyun oynamanıza asla izin vermeyeceğim.

Özellikle Atatürk’ün partisi diye oy verdiğimiz Atatürk’ten sonra, Atatürk’ün arkasına sığınarak ilke ve devrimlerine ihanet ettiklerini bildiğimiz şimdiki çapsız yöneticilere sesleniyorum.

Atatürk’ün adını ağzına alamayan sözde Türkler 1915’te Ermeni soykırımı yapmıştır diyen, domuz etini yiyip, domuzdan bu kaldı deyip domuz kemiklerini sosyal medyasından paylaşan FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ’nün medyası Zaman gazetesinin köşe yazarlığını yapan, kim ve nerden geldiğini çok iyi bildiğimiz Kaftancıoğlu’nu İstanbul gibi metropol bir ile İl Başkanı atayacaksınız.

Utanç verici !

Hele hele 9 yıl Fetö Terör Örgütünün medyası olan Samanyolu televizyonunda program yapan, bizim onur kaynağımız Yarbay Ali Tatar’ın Ergenekon ve Balyoz kumpasları sonucu onursal intiharına sebep olan Fetönün o günkü medyasında “Nere gidiyorsun Ey Ali Tatar, daha hesap vereceksin!” diye manşet atılırken kılını kıpırdatmayan Ekrem İmamoğlu’nu Türkiye’nin kalbi olan 16 milyonluk ile yine biz Alevilerin oylarıyla Büyükşehir Belediye Başkanı yapacaksınız.

Utanç verici !

“Benim siyasi hayatım CHP zihniyetiyle mücadele ederek geçti” diyen, başkan olur olmaz tüm Alevileri işten atan Mansur Yavaş’ı yine biz Alevilerin oylarıyla Başkente belediye başkanı yapacaksınız.

Utanç verici !

İnsanlıktan nasibini almamış Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Ekmeleddin’i Cumhurbaşkanı adayı gösterip, “Tıpış tıpış sandığa gidip oy vereceksiniz” diyeceksiniz.

Denenmiş, köhnemiş, çürümüş zihniyetli, noter katipliği yapmış Abdullah Gül’ün ve ekibinin hala peşinden koşarak cumhurbaşkanı adayı yapmaya çalışacaksınız. Ali Babacan’ı siyasetin yıldızı tayin edeceksiniz.

CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kendine yeni bir kanka buldu. Kim biliyor musunuz? Sözde bilge dedikleri 1993 yılında Sivas’ta Madımak’ta 36 canımız cayır cayır yanarken, “Pencereden kaçalardı.” diyecek kadar vicdanı kararmış Temel Karamollaoğlu !

Şimdi parlamentoda Saadet Partisinin milletvekili var. Nasıl seçildi biliyor musunuz?

Yine biz Alevilerin oylarıyla yaptılar.

On binlerce askerimizi, polisimizi, masum vatandaşımızı katleden bebek katilleri PKK Kandil güdümlü “HDP’ye her evden bir oy verelim” diyerek biz Alevilerin oylarını teröre kanalize ettiler.

CHP’nin öz evlatlarını, doğruları söylüyor diye kollarından tutup tutup disipline vererek onurlarını rencide ederek kapı dışına atacaksınız. Bunları da hep biz Alevilerin oylarıyla yapacaksınız. Bir tane doğru dürüst Alevi birini Büyükşehir Belediye Başkanı yapmayacaksınız. Oyu biz vereceğiz, desteği bizden alacaksınız ama kapı önünde yine bizi kapı kulu gibi bekleteceksiniz.

Utanç verici !

Atatürk ve ilkelerine ihanet içinde olacaksınız. Bunları yaparken hiç yüzünüz kızarmayacak. Arlanmayacaksınız. Gözümüzün içine baka baka hala yalanlarla bizleri avutmaya çalışacaksınız. Artık yeter ! şu dakikadan sonra hiçbir Alevi’den riyakarlıkla, ikiyüzlülükle oy alamayacaksınız. Buna asla müsaade etmeyeceğim.

Şimdi sıra Ak Parti iktidarında.

Onlar da sözlerimden nasibini alacak. Onları geri bırakmayacağım.

Laf olsun, dostlar bizi alışverişte görsün diye sözde Alevi açılımı yapıyorum, sorunları çözeceğim diyeceksiniz. Göstermelik yaptığınız Alevi Çalıştayları fiyaskoyla sonuçlanacak. Alevileri oyalamaya, kandırmaya, günü kurtarmaya, bin türlü manevralarla, entrikalarla devam edeceksiniz. 19 yıllık iktidarınız döneminde hiçbir Alevi’yi devlet kadrolarına almayacaksınız. Üstelik çeşitli suçlamalar ve sudan bahanelerle kamuda çalışan tüm Alevi’leri işten çıkaracaksınız. Bunlar yetmiyormuş gibi utanmadan, sıkılmadan bir de çıkıp basın aracılığıyla bu yaptıklarınızı övünç kaynağıymış gibi arlanmadan anlatacaksınız. Bunun adı kardeşlik olmaz. Biz Aleviler kardeşliğin ve bölüşmenin ne olduğunu çok iyi biliyoruz.

Artık yeter ! iktidara da, muhalefete de mevcut hiçbir siyasi partiye, hiçbir yalanlara, entrikalı oyunlarınıza inanmıyoruz. Hiçbirinize güvenmiyoruz.

Biz kardeşliğin ne olduğunu Hz. Muhammed ile Hz. Ali’nin yol kardeşliğinden öğrendik. Kimse bize kardeşliği anlatmasın. Bizim referanslarımız belli.

Bizi biz olarak kabul eden, siyaseten inançsal, kültürel haklarda her alanda ve anlamda eşit olacağımız, birlikte kurduğumuz devletimizi yine gerçekten birlikte yöneteceğimiz siyasi hareket var artık.

Umutlu ve kararlıyız.

Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi olan bizim yoluöuzu aydınlatan 73 milleti bir gözle gören, sevgi, aşk ve muhabbetle kucaklayan, 85 milyon vatandaşımızı biz olduğumuz, bir olduğumuz için önce insan ve insan onurunu kutsayan Türkiye’yi yeniden birleştiren birlikte yöneteceğimiz hareketin, yine Anadolu’nun, milletimizin bağrından çıktığı müjdesini tüm canlarımızla, milletimizle yürekten paylaşıyorum.

Alevi gençlerini; çirkin emellerine alet etmek isteyen Ali’siz Alevilerin ve hiçbir terör örgütünün eline bırakmayacağım.

Kurduğumuz devletimize düşman olmalarına ve mesafeli durmalarına izin vermeyeceğim. Türk ve insanlık düşmanı ve katili olan Mao ve Stalin gibi caniler asla bizim liderimiz olamaz.

Tarihe damga vurmuş hak, adalet ve insanlığın barışı ve birliği için mücadele etmiş ve başarmış liderlerimiz var bizim. Metehanlarımız, Alpaslanlarımız, Aliosmanlarımız ve Gazi Mustafa Kemal Atatürklerimiz var bizim. Ve her şeyden öte Hazreti İmam Hüseyin’imiz var bizim.

Hünkâr Hacı Bektaş Velimiz var bizim Pirimiz.

Tarihimize, yüce dinimiz İslamiyet’e, kitabımız Kuran-ı Kerim’e, Ehlibeytimize, Allah Muhammed Ali yolu Aleviliğimize, özümüze sahip çıkmak için varız. Yine biz olacağız tüm insanlığı sevgiyle kucaklayacağız.

Din bizim, kitap bizim, devlet bizim. Aleviler üzerinde oynanmak istenen tüm oyunları bozan, yeniden birleştiren, kucaklayan yine biz olacağız.

Sizlere söz veriyorum ! Ben; Allah Muhammed Ali yoluna, gençlerimize, gelecek nesillerimize, özgür ve başı dik yaşasın diye bu tatlı canımı feda ettim. Birlikte kurduğumuz devletimizi yine birlikte yönetmeye, bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, başarmaya ve o kutlu günlerde kucaklaşmaya an kadar yakınız.

Hepimize ve milletimize şimdiden kutlu olsun.

Hepinizi ve ekranları başında bizleri canlı izleyen milyonlarca canımızı aşk-ı muhabbetlerimle kucaklıyorum. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Allah, Muhammed, Ali, İmam Şah Hüseyin, Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli. Hepimizin, milletimizin ve insanlığın yar ve yardımcısı olsun.

Haber Kasaba

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN