İYİ Parti'de 'Kayyum' tehlikesi

İYİ Parti'nin il ve ilçe yönetimlerine 'kayyum' atanması gündeme geldi. 30 Ağustos'taki genelgeye uygun olarak istifa eden 81 il başkanı ve ardından ilçe başkanlarının yerine, genel merkez tarafından 'geçici yönetimler' atandı.

İllerde 45, ilçelerde 30 gün içinde seçimli genel kurula gitmekle mükellef olan bu "geçici"yönetimlerden süreleri dolanların hiçbiri, henüz kongre kararı almadı.

Siyasi Partiler Kanunu ve İYİ Parti Tüzüğü'ne aykırı tasarruf olduğunu öne süren bir grup parti üyesi, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın kongrelerini tanzim eden Zeytinburnu İlçe Seçim Kurulu'ndan olağanüstü il genel kurulunun yapılmasının gerekliliği konusunda talepte bulundu.

İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hakim Aysel Sevcan, dernekler masasından İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın dosyasındaki istifa ve görevlendirmelerin resmi tarihlerini istedi.

İl başkanlığı için 45, ilçe başkanlıkları için 30 günlük süreçte kongre kararı alınıp alınmadığı yönünde resmi evrak incelemesi yapan ilçe seçim kurulu, Siyasi Partiler Kanunu ve İYİ Parti Tüzüğü’ne aykırılık tespit etti.

SEÇİM KURULU GÖRÜŞ BİLDİRDİ

Seçim kuruluna verilen dilekçede, 3 Eylül'de istifa eden Ersin Beyaz'ın yerine, 2 Ekim'de ataması yapılan Mehmet Satuk Buğra Kavuncu'nun şu anda "geçici il başkanı" sıfatını yitirdiği, genel merkezin de görev yazısını yenileme veya başka bir ismi il başkanı olarak atama yetkisinin bulunmadığı, mevcut yönetimin “münfesih” olduğu ifade edildi. Parti üyesi ve İstanbul İl Başkanlığı kurucu üyesi, eski il başkan yardımcısı Hakan Ermemiş’in 81 il başkanlığı için emsal teşkil edecek başvurusunu inceleyen Hakim Aysel Sevcan, 2018/41 karar numaralı yazısında, durumun tespit edildiği, mevcut durum karşısında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne müracaatla kanun ve tüzük gereği partiye kayyum ataması yapılabileceği belirtildi.
 

Parti üyesi ve İstanbul İl Başkanlığı kurucu üyesi, eski il başkan yardımcısı Hakan Ermemiş sosyal meday hesabından  yaptığı açıklamada şunları söyledi;

KAMUOYUNA AÇIKLAMA

Demokrasinin vazgeçilmez unsurları arasında yer alan siyasi partilerin demokratik faaliyetlerini sürdürürken bir takım kurallara bağlı oldukları tartışmasızdır.

Anayasa’nın 68. maddesinde, ‘’Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır’’ ifadesi yer alırken, bir sonraki maddenin ilk fıkrasında, ‘’Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir’’ denilmiştir.

Anayasa koyucu, bu hükümlerle siyasi partilerinin demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduklarını teyit ederken, bu demokratik kurumların parti içi düzenlemelerinin ve çalışmalarının demokratik ilkelere uygun olması gerektiğini ortaya koymuştur.
Siyasi partilerle ilgili esasları düzenleyen 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 4. maddesinde, “Siyasî partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamaz’’ denilmek suretiyle parti içi demokrasi vurgusu yapılmıştır.

Üyesi bulunduğum İYİ Parti’nin Parti Tüzüğü’nün ‘’Genel Hükümler’’ başlıklı 3. maddesinde ise; ‘’İYİ Parti’nin sahibi Aziz Türk Milleti ve parti üyeleridir’’ ifadesi yer almaktadır. Bu ifade, İYİ Parti Tüzüğü’nün parti üyeliğine verdiği önemi göstermektedir. O halde parti üyelerinin, Anayasa, Yasa ve Parti Tüzüğü’nün kendilerine tanıdığı hakları kullanması demokratik kuralların gereğidir.

Hiç kuşkusuz bu hakların başında da ‘’ SEÇME ve SEÇİLME HAKKI ’’ gelmektedir.
Tük demokrasinin tek sesliliğe evirildiği, muhalefetin sesinin kısıldığı hatta boğulduğu, medya organlarının da bu gidişe paralel bir şekilde iktidarın sesi olduğu, parti içi demokratik teamüllerin tamamen askıya alındığı bir Türkiye’de her türlü engellemeye ve algı operasyonlarına ve dahi hukukî engellere rağmen üç yıl boyunca verilen büyük bir demokrasi mücadelesi İYİ Parti ve Sn. Meral Akşener’i Türk halkının, Türk demokrasisinin kazanımı ve umudu haline getirmiştir.

12 Eylül darbe anayasasının ülkemize en büyük kamburu olan "Siyasi Partiler Yasası", Türk siyasetinde tıkanıklıklara yol açarak siyasetimizin karanlık mahfillerin ve siyaset dışı yapılanmaların eline geçmesine, darbelere maruz kalmamıza ve siyaset kurumunun milletin iradesinden sıyrılmasına yol açmaktadır. Bunun neticesi olarak da milletin iradesinin yansımadığı her siyasi kurum dolaylı olarak siyaset mühendislerinin at meydanı olmaktadır.

Yukarda saydığım haklı, vicdani ve demokratik gerekçelerle kurucu yönetim kurulu üyesi olduğum İyi Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yapılan geçici atamanın kongreyle yasal zemine çekilmesi için seçim kuruluna başvuru yaptım, kongre yaptırmaya yetkili olmayan seçim kurulundan hukukî kararı aldım.
Aşağıda göreceğiniz gibi Seçim Kurulu, “kongre talebimin haklı olduğunu, GEÇİCİ YÖNETİM KURULUNUN süresinin dolduğunu, yasa gereği kongre yapılması gerektiğini” yasa maddeleriyle açıkça ifade ederek, “yetkili kurumun Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, sulh hukuk mahkemesine başvurmam durumunda kongreyi kendilerinin yapacağını” açıkça ifade etmişlerdir.

Dileğim ve beklentim, Seçim Kurulu’na başvurumun dikkate alınarak İyi Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın kongreye gitmesidir, aksi durumda önümüzdeki bir kaç gün içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’nde“kongre kararı aldıracağımızı” açıkça beyan ederim.
Siyasi Partiler nasıl demokrasinin vazgeçilmez unsurları ise kongreler de parti içi demokrasinin yine vazgeçilmez gereği ve rüknüdür. Parti içi demokrasini olmadığı veya kağıt üzerinde kaldığı ve uygulanmadığı durumlarda bunun bedelini Türk demokrasisi ödemektedir, bizlerin üç yıl boyunca verdiği demokrasi mücadelesi Türk siyasi tarihinin en trajik örneklerinden birisidir.

Kongreler, aynı zamanda demokrasinin ve siyasi partilerin şenliğidir, şölenidir ve bütünleşerek iktidar yolunda milletle beraber yürüdükleri adımlarıdır . Seçim sonuçlarındaki başarısızlığı gören genel başkanımız demokrasiyle olan inancıyla kurultaya giderek güven tazelemiş güç kazanmıştır, İstanbul’da yapılacak kongreden güçlenerek çıkacağına ve kongre sonucuna demokrasiye inancı olan her insanın saygı duyacağına inancım sonsuzdur.

İyi Parti ve Meral Akşener Türkiye'nin tek umududur, kurtuluşudur, ışığıdır, bu ışığın sönmesine müsaade etmeyeceğiz.

Saygılarımla.

Bakmadan Geçme