BİZLER DÜNYALIĞI ALMIŞ AHİRETİ UNUTMUŞUZ!


Sakın unutma yukarıda, herşeyi gören ve duyan bir ''Allah'' var.

Referandum sürecinde verilen yemeklerin ve kahvaltıların parası kimden çıkıyor? Orasını kestirmek çok zor ancak son zamanlarda bu tarz organizasyonlar almış başını gidiyor. Bu tarz organizasyonları yapanların bir Tek hedefleri var; O da koltuk ve makam sevdası?

Ancak unutulan bir tek şey var o da dünya malı dünyada kalır, dünyaya çivi çakacağını zannetmek bizim  töremizde de inancımızda da yok.

Ne demiş atalarımız.

Komşun aç iken sen tok yatma?

Ne güzel söylenmiş bir söz anlayana. Bir tarafta sömürü çarkını düzene koyanların aşırı zenginlikleri, öbür yanda kuru ekmek bulamayan insanların ve ülkelerin sefaletleri.

Bizler dünyalığı almış, ahreti unutmuşuz.

Siyaset makam ve mevki sevdası iliklerimize kadar işlemiş, para kazanmanın bütün yollarının mubah olduğu bu sistem maalesef insani duygularımızı da benliğimizden söküp almış.

Benlik ve bencilliğin sarmaladığı insanoğlu çıkar ve menfaatleri uğruna her türlü gayrı ahlaki eylemlerini fütursuzca yapar ve sergiler olmuş.

Kurulan dostluklar, arkadaşlıklar, ikili ilişkilerimiz hemen hemen her şey tamamen çıkar eksenli olmuş, menfaatlerimiz ölçüsünde yapay dostluklar kurar olmuşuz.

Hâlbuki dostluğumuz, arkadaşlığımız ve ilişkilerimiz gerçek ve doğal olmalı.

Sahte gülüşler, sahte dostluklar, sahte arkadaşlıklar girmiş hayatımıza.

Makam mevki sahibi isen arabaların, katların, yatların varsa adamdan sayılırsın.

Çevren sözde dostlarla dolup taşar.

Bir de düşmeye gör, işte o zaman çevrendeki sahte, maskeli dostlar bir bir uzaklaşır yapayalnız kalırsın.

Bu siyasette de bürokraside de iş hayatında da böyledir.

İşte günümüz insanları ve ilişkileri…

İnsanlığın tamamen öldüğünü söyleyemeyiz.

Düşkünlere, yolda kalmışa el uzat, “Komşun açken sen tok yatma.

Önemli olan bizim hangi safta yer aldığımızdır.

İnancımızda yaşam hakkı kutsaldır.

Yaradılış hikmetini idrak edemeyen, maddi ve manevi varlığının derinliğine inemeyen insanın, nezih bir hayat sürmesi imkânsızdır.

Yaradılış hakikatine erişebilmek, hayat ve ölümün manasını kavrayabilmekten geçer.

Dünya hayatının geçiciliğine ve ahret yurdunun ise ebediliğine inanan insan rıza-ı ilahiyeye uygun olarak yaşamını tanzim eder ki dünya ve ahret huzuru, mutluluğu bununla mümkündür.

Ben har yapıp harman savuran, kul hakkı yiyen, tüyü bitmemiş yetimin hakkını gasp eden, gösteriş sevdalısı insanlardan iğreniyorum.

Sahte gülüşmeler, sahte selamlaşmalar, fitne, fesat almış başını gidiyor, bu neyin mücadelesi, dünya malı dünyada kalıyor ey dünyalı.

Siz neyin kafasını yaşıyorsunuz ben bir türlü anlayamadım gitti.

Ben bu tarz insanlara, Tek bir şey söylemek istiyorum.

Allah ıslah etsin.

Aslında söylecek daha bir çok şey varda anlayanların sayısı 10 parmağı geçmeyeceğinden dolayı anlayanlara hitaben şunu ifade etmek istiyorum.

'Biz bize yeteriz.

Selam ve dua ile…

 

hasimkaratas@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!