KOBİ'ler için büyüme tavsiyeleri

KOBİ'nin tanımını yaparak sürdürülebilir olmaları yönünde önerilerini sıralayan Kerim Can Ertuğ, 'Yıllık 250 kişiden az işçi istihdam eden ve yıllık satış hasılatı ya da mali bilançosu 125 milyon lirayı aşmayan işletmelere KOBİ deniyor. KOBİ'ler kendi içlerinde de mikro, küçük ve orta büyüklük olarak üçe ayrılıyor.  KOBİ'lerin de günümüzde büyük firmalar gibi müşteri odaklı, stratejik planlama ve sürdürülebilir değer yaratmaya yönelik çalışmalar yapabilmektedir. Misyon, değerler ve vizyon sadece duvarda yazılı olan kelimeler olmaktansa tüm ekibin sahiplendiği ve inanarak üstlendiği nitelikte olmalıdır. Ne kadar güçlü olursanız olun Everest'e tek başınıza tırmanamazsınız.  Orta ölçekli firmalarda ekip olarak aynı hedefe odaklanmak giderek daha çok önem kazanmaktadır' diye konuştu.

KOBİ'ler için büyüme tavsiyeleri
Ekonomi
KOBİ'nin tanımını yaparak sürdürülebilir olmaları yönünde önerilerini sıralayan Kerim Can Ertuğ, 'Yıllık 250 kişiden az işçi istihdam eden ve yıllık satış hasılatı ya da mali bilançosu 125 milyon lirayı aşmayan işletmelere KOBİ deniyor. KOBİ'ler kendi içlerinde de mikro, küçük ve orta büyüklük olarak üçe ayrılıyor.  KOBİ'lerin de günümüzde büyük firmalar gibi müşteri odaklı, stratejik planlama ve sürdürülebilir değer yaratmaya yönelik çalışmalar yapabilmektedir. Misyon, değerler ve vizyon sadece duvarda yazılı olan kelimeler olmaktansa tüm ekibin sahiplendiği ve inanarak üstlendiği nitelikte olmalıdır. Ne kadar güçlü olursanız olun Everest'e tek başınıza tırmanamazsınız.  Orta ölçekli firmalarda ekip olarak aynı hedefe odaklanmak giderek daha çok önem kazanmaktadır' diye konuştu.

Haber Editörü: Haber Kasaba

KOBİ’nin tanımını yaparak sürdürülebilir olmaları yönünde önerilerini sıralayan Kerim Can Ertuğ, “Yıllık 250 kişiden az işçi istihdam eden ve yıllık satış hasılatı ya da mali bilançosu 125 milyon lirayı aşmayan işletmelere KOBİ deniyor. KOBİ’ler kendi içlerinde de mikro, küçük ve orta büyüklük olarak üçe ayrılıyor.  KOBİ’lerin de günümüzde büyük firmalar gibi müşteri odaklı, stratejik planlama ve sürdürülebilir değer yaratmaya yönelik çalışmalar yapabilmektedir. Misyon, değerler ve vizyon sadece duvarda yazılı olan kelimeler olmaktansa tüm ekibin sahiplendiği ve inanarak üstlendiği nitelikte olmalıdır. Ne kadar güçlü olursanız olun Everest’e tek başınıza tırmanamazsınız.  Orta ölçekli firmalarda ekip olarak aynı hedefe odaklanmak giderek daha çok önem kazanmaktadır” diye konuştu.

“KOBİ’LER UYGULAMADA KUVVETLİLER”

Hedef belirlemenin önemine dikkat çeken Ertuğ, “KOBİ’ler içinde 50 kişi ile 250 kişi arasında çalışanı olan ve yıllık 25 milyon ile 125 milyon lira aralığında net satış hasılatı yada mali bilançosu olan, küçük diye adlandırdığımız firmalarda ise yönetici yapısı ve destek fonksiyonları mevcuttur, belirsizlik ve değişkenlik gösteren zamanlarda esneklik önem kazanır. İleriye yönelik senaryo çalışmaları, 3 senelik bütçe ve stratejik çalışmaların yapılması retroaktif firma yönetiminden proaktif yönetime geçilmesini sağlar. KOBİ’ler genelde uygulamada kuvvetlilerdir ama ileri yönelik ne olmak istediklerini net bir şekilde belirlenmiş olmayabiliyor. KOBİ’ler için gelişmenin önemli bir itici kuvveti gidilecek bir hedefin belirlenmesidir. Bir hedef olduğu sürece gün ve gün yaptıkları işler ile hedef odaklı gelişme takip edilebilir” ifadelerini kullandı.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK HEDEFİ

İç kaynakların yetersiz kaldığını hatırlatan Ertuğ, “KOBİ’ler uzman oldukları işlerini sürdürürlerken aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek doğrultusunda aksiyonlar alabilmelidirler. En büyük engellerden biri nitelikli, farklı sektör ve kurumsal yapılarda deneyim kazanmış personeli kendilerine çekmek veya tutabilmektir. Ayrıca, bütçe disiplini ve bunu destekleyecek yönetim raporlamalarının sürekliliğinin sağlanmasında da KOBİ’lerin iç kaynakları genellikle yetersiz kalmaktadır” dedi.

ÖLÇEK EKONOMİSİ HAYATA GEÇİRİLMELİ

Olası yanlış tedbirlerin firmanın satış ve operasyonel performansına zarar verebileceğini vurgulayan Ertuğ, “Bu yüzden KOBİ’ler ticari gelişimlerine konsantre olarak mevcut kaynakları ile verimli gelir yaratmaya ve ölçek ekonomisini hayata geçirmeye odaklanmalı; büyüme hedefleri doğrultusunda kaliteli satış personeli, kapasite ve otomasyona yatırımı her zaman ajandalarında tutmalıdırlar. Satışa konsantre olurken ticari borç, alacak ve stok dengesi yönetimi konularının ikinci plana atılmaması önemlidir” diye konuştu.

Yurt dışındaki KOBİ’ler ile Türkiye’dekiler arasında farklılıklar olduğunu belirten Kerim Can Ertuğ, “Dikkat çeken farklılıklardan bir tanesi, Türkiye’de geçmişte yaşanmış ekonomik krizlerin de etkisiyle oldukça dinamik, esneklik gösteren, adapte olabilen, çabuk öğrenen, ve yaratıcı çözümler üreten firmalar olmasıdır. Global olarak başarılı olmuş yönetim tekniklerinin Türkiye’de özellikle KOBİ’lerin yapısına uygun bir şekilde uygulanması önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisine büyük katkılarda bulunacaktır.  Geliştirebileceğimiz konulardan bir tanesi ise ölçerek yönetmek kültürünü daha fazla kullanmak” ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: 07 Ağustos 2019 09:36

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN