İZOTOP NEDİR?


Kızılderili Şef Seattle doğayla ilgili şöyle diyor “ Canlıların yok edildiği bir dünyada insan ruhu yalnızlık duygusundan ölür gibi geliyor bize. Unutmayın, bugün diğer canlıların başına gelen yarın insanın başına gelir. Çünkü bütün hepsinin arasında bir bağ vardır. Şu gerçeği iyi biliyoruz: Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Ve dünyadaki her şey, bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi, ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanın da başına gelmiş sayılır”

21. yüzyılda dünya politikaları, devlet ilişkileri su-tarım- enerji üçgeninde şekilleniyor. Türkiye bu üç yönden de zengin kaynaklara sahip önemli bir coğrafyada bulunuyor. Dünyada bir milyondan fazla insanın temiz suya ulaşım imkânının olmadığı gerçeğini göz önüne alırsak, ülkemizin bu yönden kıymetli bir coğrafyada bulunduğunu görürüz. Gerçi 1980’den itibaren başlatılan liberal ekonomi sistemin dayatması olan kontrolsüz sanayileşme ve tüketim çılgınlığı ve son yirmi yılda uygulanan ucube tarım politikaları sayesinde ülke tarımına verdiği gözle görülür zarara rağmen, elde kalan topraklar ve yine elde kalan su kaynaklarıyla yeniden bu iş kotarılabilinir. Ama nasıl?

1- Türk tarımında plansız üretim sorunu var. Üretici kendi haline bırakılmış durumda. Arz-talep dengesinin sağlanmadığı bir yerde fiyat istikrarından söz etmek zor. Kim, nerede, hangi ürünü ne kadar ekiyor, dikiyor ya da yetiştiriyor? Ürünlerin ne kadarı iç tüketime, ne kadarı ihracata gidiyor? Hangi ürünü ne kadar ithal ediyoruz? Bu veriler ışığında üretim planlaması yapılıp, doğru teşvik ve desteklerle yönlendirilmeli.

2- Girdi maliyetleri çok yüksek. Tohumdan gübreye, yemden ilaca kadar girdi kalemlerinin önemli kısmının ithal edildiği bir ülkede mevcut konjonktürde üreticinin mağduriyeti kaçınılmaz.

3- Üretici dağınık yapıda. Ülkede işlevsiz birlik ve dernek enflasyonu var. Tabela ötesine geçip gerçek anlamda kooperatifleşme seviyesi çok düşük. Böyle bir ortamda üretici de haliyle ne girdi fiyatlarını kontrol etme ne de ürünün satış fiyatını belirleme şansına sahip. Organize olmayan üreticinin karşısında ise monopol ya da oligopol yapıya müsait sanayici/market zincirleri var.

4- Verimlilik, ürün kaybı sorunumuz var. Hem bitkisel hem de hayvansal üretim tarafında yaşanan verim kaybı, lojistik tarafındaki yüksek zayiat oranı üreticinin rekabet avantajını ortadan kaldırıyor, düşük kar marjını da alıp götürüyor.

5- Veriler sağlıklı değil. Başta Türkiye İstatistik Kurumu'nun verileri olmak üzere tarım sektörüne yönelik veri tabanının güvenilirliği tartışma konusu. Bunun yeniden sağlıklı bir şekilde oluşturulması gerekiyor. Aksi takdirde, elinizde doğru veri olmadan doğru projeksiyon oluşturmak ve geleceğe yönelik üretim planlaması yapmak mümkün değil.

6- Piyasalarda yeterli regülasyon yok. Farklı ürünler açısından serbest piyasa ekonomisi adı altında bir boşluk söz konusu. Tarım sektörü spekülasyonlara açık bir sektör hatta bir noktadan sonra işin içine manipülasyonlar dahi giriyor. Gerekli altyapı ve düzenlemeler ile makro ve mikro açıdan tarım politikaları oluşturulması gerekiyor.

7- Kamu kurumlarının işlevselliği yeterli değil. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Et ve Süt Kurumu (ESK), Tarım Kredi Kooperatifleri ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) gibi kurumlar olması gereken düzenleyici ve destekleyici etkiyi sağlayamıyor.

8- Üçlü saç ayağı işlemiyor. Özel sektör-kamu-üniversitelerden oluşan 'ortak akıl üçgeni'oluşturulamadığı için kurumlar arasında etkileşim kopuk. Bu da inovasyon, Ar-Ge ve katma değerli ürünlerin üretimi ve pazarlanması noktasında yeterli altyapının oluşmasına engel oluyor.

9- Günlük ya da kısa süreli müdahaleler kalıcı çözüm yaratmıyor. Orta ve uzun vadeli tarım politikalarına ve reformlara ihtiyaç var. Üstü açık fabrika olarak da nitelenen tarım sektörü için üretimden ihracata kadar farklı süreçlerdeki olası risklere karşı 'acil eylem planları' oluşturulmalı.

10- Verilen destek ve hibelerin etki analizi yapılmıyor. 

Bu arada izotop: kitleleri değişik ama kimyasal özellikleri eş olan (aynı atom sayısını taşıyan element).

Yani ,yenmiyor veya içilmiyor veya …

 

45muyildirim@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13May

Anlayana ...

29Nis
24Ara

Mecburiyet…

05Ara

Sabunu Koydum Leğene...

01Kas