OKU…


Girizgâh olarak yazmam gereken bir gerçeği sizlere itiraf etmeliyim… 

Yazmak gerçekten bir hastalık

Yaklaşık bir ay önce yazdığım köşe yazısından sonra, bir süre yazma işine ara vermem gerektiğini ( ki tüm yazdıklarımın arkasındayım) hissettim. Bu hissi duymama, gerek yapımda, gerekse yayında olan tüm hislerime teşekkürü bir borç bilirim…

Lafıgüzarı boş verip bunca zaman ne yaptığımı anlatayım size…

Yazmak hastalık dedik ya, okuma işi ondan daha vahim bir durum.

İlk hafta Knut Hamsun ‘nun yazdığı “ Açlık” geçti elime.

Bir çırpıda okuduktan sonra tanıdık bir söz dolandı dilime “ Allah kimseyi açlıkla imtihan etmesin”.

Kitabın yazarının az buçuk hayatını bilirim.

Kendisi Norveçli bir yazar olup, ona göz açtırmayan dindar bir amcanın baskısı altında geçirdiği zor bir çocukluktan sonra, 15 yaşında evden kaçıyor. Türlü türlü işlere girip Norveç’i baştan sona dolaşıyor. Daha sonra Amerika’ya gidiyor, orda da sefalet içinde yaşıyor. Gel zaman git zaman, artık sefaletten illallah diyor, talih biraz da bize gülsün diyor ve Naziler’le işbirliği yapıyor ve fakat kaçınılmaz son, Naziler savaşı kaybediyor.

 Norveç halkı yazara tepki olarak evinin önüne yazdığı kitapları getirip atıyorlar, rivayet odur ki yazarın evinin önünde bir kitap dağı oluşmuş.(Bu rivayet bana biraz abartılı gelir her nedense. Aklıma İsrail’e tepki için boca edilen kolalar geliyor. Neyse)

…/…

İkinci hafta İbn-i Haldun’nun( ki bazı zat-ı muhteremler, yaptıkları harf hatası ile kendisini halkımıza yanlış tanıtmışlardır ) Mukkadime’si geçti. Oku oku bitmez, okudukça da doyamazsın. Mukkadime ‘nin kelime anlamı “başlangıç” demek. Yazar her şeyin en başından almış konuyu, Tarih… “İnanmayın boş söze, abartıya “ diyor

,” okuduğunuzu düşünün ve aklınızla tartın “diyor, kaba tabirle.

 Ve illaki değişmeyen bir gerçeği tekrar fısıldıyor mısra aralarında

“ Güneş doğudan doğar”…

…/…

Olmazsa olmazımdır Oğuz Atay.

Bu denli devrik cümle kuruşum,

Bu denli basite alıp ciddi ciddi yaşayışım hayatı,

Hikmet Benol ile Selim Işık arasında sıkışıp kalışım,

Bir garip cahil cesaretim,

Her şeye cevabımın yegâne adresi.

 Tutunamayanlar ‘dan  bir kez daha dönerken, Tehlikeli Oyunlar  ‘ la kesişti yollarımız.( okuyun derim,başka da söz etmem)

…/…

Şu sıralar Mustafa Akdağ’ın yazdığı “ Türk halkının dirlik ve düzenlik kavgası”  var. Yazar en çok Celali isyanları üzerinde duruyor. Halk haksız yere alınan vergilere, kazancının boş beleşe talan edilmesine, hiçbir şey yapmayan ve fakat çok şey yapmış gibi böbürlenen yöneticilere başkaldırmış kitaba göre. Bu isyanların çeşitli zamanlarda, başka adlar altında ve illa ki tek bir amaç için olduğunu yazmış.

…/…

Sözü getirmek istediğim yer,

Hiçbir şey yapamıyorsanız,

Okuyun…

 

45muyildirim@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13May

Anlayana ...

29Nis
24Ara

Mecburiyet…

05Ara

Sabunu Koydum Leğene...

01Kas